Bölge Hakkında

ZİYARET EDİLECEK MEKANLAR

Fethiye : Fethiye, Güney Ege'de Muğla iline bağlı ilçe. Özellikle turizm açısından gelişmiştir.Merkez nüfusu 72.003'dir(2009).Muğla'nın en büyük ilçesi ve Muğla merkezde dahil olmak üzere en büyük yüz ölçümüne ve yerleşim yerine sahip ilçedir.

Nüfus yoğunluğu açısındanda Muğla merkez ve diğer ilçelerden büyüktür.Yıllardır il olmaya aday bir ilçedir.
 

Coğrafi Konum : Fethiye, Akdeniz Bölgesi'nin batı kesiminde, Muğla iline bağlı bir ilçedir. Yüzölçümü 3.059 km²'dir. Muğla ili de dahil en geniş yüzölçümüne sahiptir.

Doğu ve Güneydoğu'da Antalya ili, güney, güneybatı ve batıda Akdeniz, kuzeybatıda Dalaman ilçesi, kuzeyde de Denizli ve Burdur illeriyle çevrilidir. Antik Telmessos kentini de içinde saklayan Fethiye ilçesi, Fethiye körfezinin doğusunda, Fethiye ovasının güneybatısında yer alır. İzmir-Muğla üzerinden gelerek; Antalya'ya ulaşan kıyı yolu 1 km. doğusundan geçer. Bu yolla, il merkezi Muğla'ya uzaklığı yaklaşık 130 km'dir.

Fethiye, pek çok önemli depremler geçirmiştir. 1856 ve 1957 yıllarındaki depremlerde kentin neredeyse tamamı yıkılmıştır. Tekrar inşa edilen Fethiye'de şu an modern bir liman ve marina vardır.

Bugünkü Fethiye kenti yakınlarındaki Belen'de, MÖ. 3000'lerde kurulduğu sanılan antik Telmessos kenti, Lykia'nin Karia sınırında yer alıyordu. Uzun bir süre Lykia'ya karşı bağımsızlığını koruduktan sonra, MÖ. 6. yüzyıl ortalarında Pers egemenliğine girdi. MÖ.5. yüzyılda Delos Birliği'ne, MÖ.362'de de Lykia'ya katıldi.

Ardından Karia Kralı Mausolos'un eline geçti. MÖ.333'te yöreye gelen İskender'in egemenliğini Selevkoslar'ın yönetimi izledi. MÖ.3. yüzyıl sonlarında Mısır'daki Lagos Hanedanı'na bağlandı. MÖ.188'de Pergamon (Bergama) Krallığı'nın egemenliğine girdi.

Pergamon Krallığı'nın MÖ.133'te yıkılmasından sonra kısa bir süre bağımsız kaldı ve Rodos'la işbirliği yaparak Pontus Kralı Mithradates'e karşı koydu. Daha sonra Roma ve Bizans yönetiminde yaşadı. 8. yüzyılda Anastasiuopolis, 9. yüzyıldan sonra da anılmaya başlandı. 1284'te Menteşeoğulları'nın yönetimi altına girdi; 1424'te Osmanlı topraklarına katıldı. Zamanla Meğri'ye dönüşen adı, 1913'te uçağı düşen ilk hava şehitlerinden Fethi Bey'in anısına Fethiye olarak değiştirildi.

19. yüzyıl sonlarında Aydın vilayetinin menteşe sancağına bağlı bir kaza merkezi olan Fethiye, 11 Mayıs 1919'dan 20 Haziran 1920'ye değin İtalyan işgali altına alındı.

Ölüdeniz gibi dünyada eşi bulunmayan bir plajı bulunan Fethiye, Türkiye'nin turizm merkezlerinden biridir. Af Kule gibi dalış bakımından çok uygun yerlere sahiptir. Turizme açılmış birçok mağara mevcuttur. Doğal yapısı ile Yamaç paraşütü gibi alternatif sporlar yapılmaktadır.

Kelebekler Vadisi ve Kabak Koyu gibi doğası bozulmamış çok özel bölgeler vardır. Günlük turlar ile 12 Adalar diye adlandırılan adalar ziyaret edilebilir.Ölüdeniz kumsalı 2006 yılında %82 oyla dünyanın en güzel kumsalı seçilmiştir.

Ölüdeniz dışında Fethiye civarındaki birbirinden güzel plajları: Belcekız (Belceğiz), Çalış Plajı, İztuzu Plajı (Dalyan)

Bu kadar alternatifin yanında antik çağlardan kalmış kent kalıntıları ile kültür turizmine de açıktır. Fethiye çevresindeki antik kentlerin bazıları şöyledir: Telmessos, Kaunos, Kadyanda, Tlos, Pınara, Letoon ve Xanthos. Bunların dışında zengin eserleriyle Fethiye Müzesi de turizme hizmet etmektedir.
 

Şövalye Adası : Tarihte Meğri adası, Fethiye adası isimleriyle de anılan Şövalye adası; Fethiye körfezini kapatan ince uzun, lades kemiği şeklinde bir adadır ve limanı korunaklı bir yer haline getirir.

Bölgeyi çevreleyen adalar zincirinde üzerinde yerleşim yeri bulunan tek adadır. Şövalye adasının batısında Kızılada, doğusunda Çalış Plajı, güneyinde Fethiye, kuzeyinde açık deniz vardır. Limanın tam göbeğinde olan yerleşiminden dolayı gün boyu güneş ışığını takip eder.

Çalış : Fethiye merkezine yaklaşık 4 km demek artık yanlış olur diye düşünüyorum çünkü Çalış plajı ile Fethiye arası hızla artan yapılaşma nedeniyle artık bir bütün haline gelmiştir. Yerli halkın ve turistlerin en çok ilgi gösterdiği Çalış Plajı uzun bir kumsala sahip olduğu gibi konaklama, gece hayatı ile de beğenilmektedir.

Aslında Çalış Plajı`nı 2 ayrı plaj olarak ele almak daha mantıklı olur. Birincisi kumlu olan plaj Çalış merkezinden başlamakta ve yaklaşık 3 km kadar devam etmektedir.

Tüm eğlence mekanları ve konaklama tesisleri burada yer almaktadır. Sahil boyunca restoran, bar, otel bulunmaktadır. 3km uzunluğunda bir yürüyüş parkuru sahil bandını izlemektedir.

Burada aynı zamanda sörf başla olmak üzere birçok etkinlik de yapılmaktadır. Bu bölgede birçok yerleşik Alman başta olmak üzere turist bulunmaktadır. 2. plaj ise Koca Çalış Plajı burası de hemen Çalış Plajı`nın

bittiği kısımdan başlar buranın sahili Çakıllı ve de dalgalıdır. Bu bölümde yeni yeni tesisler kurulmaktadır.Plajda ilerledikçe lüks villalar görmek mümkündür. Bu kısımda yaklaşık 4-5 devam etmektedir daha çok piknik amaçlı gelen yerli halk tercik eder bu kısmı.

Öludeniz : Birisi karşıma çıksa ve bana dese ki bana yeryüzünde bir cennet göster ona verebileceğim en iyi cevap Ölüdeniz olurdu. Türkuaz mavisi denizi birçok ada ve koyları ile Ölüdeniz gelenleri kendine âşık ediyor.

Ölüdeniz demek sadece türkuaz mavisi deniz suyu demek değildir asında eğer yazımızı sonuna kadar okursanız belki bize hak verebilirsiniz. Ölüdeniz ismi altında aslında birçok cennet, aktivite ve güzellikler yatar.

Aracınızla Ölüdeniz` giderken aniden karşınızda mavi bir belirir biran gözleriniz kamaşır sol ve sağ tarafınızda Babadağ`ın yeşili tam karşınızda Ölüdeniz`in türkuaz mavisi suları. İşte tam bu anda anlayacaksınız Cennete sadece birkaç yüz metre yolunuz kaldı.

Aracınızı park edip Kumburnu plajına doğru yürüdükçe yeşilin ve mavinin işlediği nakışı görebileceksiniz. Bir tarafta Akdeniz`in dalgaları sahili döverken bir tarafta çarşaf gibi koy çıkacak karşınıza. Aslında Ölüdeniz adını da buradan alır.

Kısaca olayı da anlatmadan geçemiyorum. Baba oğul tekneleri ile Ölüdeniz açıklarından devam geçerlerken fırtınaya yakalanırlar. Oğul babasına derki bu kıyıda çarşaf gibi koy var gel burada mola verelim. Baba oğlunun burada bir sevgilisi olduğunu biliyor ve buna karşı çıkar.Kıyıya yaklaşmamız intihar olur der.

Baba kendince haklıdır kıyıya yaklaşmaya kalksa fırtına kayalar tekneyi çarpacaktır. Ama yanılır oğul sevgilisi ile sık sık görüştüğü için buraları iyi bilmektedir. Baba oğul tartışır ve en sonunda Baba oğluna teknenin küreğini vurur ve onu öldürerek denize atar.
 

Babanın oğlunu öldürmesi kıyıya sürüklenmesine mani olamaz. Fırtına tekneyi alır ve Şimdiki Kumburnu denen yere doğru sürükler baba tekneye bir türlü hâkim olamaz. Aradan birkaç dakika geçmiştir ve oğlun haklı olduğu orta çıkar burada fırtınadan eser yoktur hatta çarşaf gibi hiç kımıldamayan bir koy vardır. Tabii ki artık oğul yoktur.
 

Bizim bildiğimiz Ölüdeniz hikayesi bu artık ne kadar doğru ne kadar uydurma bilemiyorum ama Ölüdeniz adını almış olmasının da bir nedeni vardır mutlaka.
 

Ölüdeniz`de yapılan spor aktiviteleri ve gezilebilecek yerler hakkında ayrıca makalemde belirteceğim. Şimdi Ölüdeniz`de konaklama hakkında kısa bilgi vermek istiyorum. Ölüdeniz`de konaklama için oldukça fazla seçeneğe sahipsiniz. Ölüdeniz merkezde yüzlerce tesis bulunmakta bunlar hakkında bilgi almak için Ölüdeniz otelleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
 

Ölüdeniz eğlence, Gece hayatı oldukça canlı geçen Ölüdeniz`in aynı zamanda farklı alternatif ararsanız Ölüdeniz merkezine 4 km mesafede bulunan Hisarönü`de oldukça canlı ve çılgınca geçmekte. Her zevke göre bar ve diskoların bulunduğu Ölüdeniz ve Hisarönü sizlere unutamayacağınız bir tatil keyfi sunuyor.
 

Hisarönü : Fethiye`den Ölüdenize giderken dik rampanın sonunda Ovacık ve Hisarönü sizi karşılar.Yaz akşamlarının serin sığınağı olan Hisarönü,Fethiye`den daha serin ve nem oranı daha düşük olduğu için bir eğlence ve yerleşim merkezi haline gelmiştir.Eğlence mekanları,Alışveriş yerleri ve restoranların bolca bulunduğu bu yerde canınız hiç sıkılmaz.
 

Kayaköy : Eski adı Levissi olan Kayakö,Likyalılar döneminde Karmilassos`un karşısındaki tepenin eteklerinde kurulmuş olan bir yerleşim bölgesidir.Türk ve Yunan hükümetleri arasında imzalanan Lozan anlaşması gereği yapılan nüfus değişimi sonucunda,Kayaköy`de yaşayan rum halkı ile Batı Trakya`da yaşayan Türk halkı karşılıklı olarak yer değiştirmişlerdir.Mübadeleden Önce Rum nüfusunun yaşadığı bu evler,koruma altına alındıkları için yerleşime kapalı tutulmuş,bu nedenlede terk edilmiş bir görünüme bürünmüştür.

Antik yaşamı boyunca çevresindeki köylere dostluk ve kardeşlik ilişkileri kurarak varlığını sürdüren bu köy,günümüzde Türk Yunanilişkilerinde dostluk ve barışın simgesi haline gelmiştir.Alt katları kiler oalrak kullanılan ve her biri 50 m2 civarında olan Kayaköy evlerinin en belirgin özelliklerinden biride birbirinin manzarasını kapatmaması ve ışığını kesmemesidir.İkişer katlı olan bu taş evlerin giriş katlarında yağmur sularının toplandığı yeraltı sarnıçları vardır.

Kayaköy`de tarihi kalıntılar olarak herbiri 60 cm kalınlığında taş duvardan yapılma 2000 tane ev ve çok sayıda şapel,iki büyük kilise,bir okul ve gümrük binası bulunmaktadır.Kayaköy`de kökboyası tekniği ile elde edilmiş özgün renklerle yapılan Kaya Halıları ve burada yetiştirilen üzümlerden yapılmış şarapların sunulduğu şarap evlerinin ürünlerini görmek ve satın almakta mümkündür.

Çok sayıda restoran ve eğlence yerinin bulunduğu kayaköyde özellikle kendin pişir kendin ye tarzındaki mangal başı eğlenceleri dikkat çeker.Kayaköye ulaşım oldukça kolaydır.Şehir merkezindeki Yeni cami arkasından kalkanher yarım saatte bir kalkan dolmuş ve minibüsler gece 23.00`e kadar seferlerine devam etmektedir.

 

BÖLGEDEKİ TATİL YÖRELERİ

Göcek, yat tatili ve doğal liman tesisleri nedeniyle büyük bir yer. Marmaris, en eski turizm merkezi ve önemli tatil kasabalarından biridir görkemli bir koyda mükemmel bir tatil beldesi.
Dalyan, onun korunan doğal kumsalı olan "Caretta Caretta" deniz kaplumbağaları için yüzyıllardır ev olmasıyla popüler bir tatil cenneti.Ayrıca çamur banyo tesisleri ve Caunos antik sitesi ile de ünlüdür.

Kas, büyüleyici bir liman kentidir,nerede bir pazar kasabası var bilin ki bu o bölgenin en iyi olduğunu gösterir. Kalkan, tipik bir köy ve tatil beldesi, Patara antik sitesi ve bakire ince kum plajıylada güzel bir tatil yeri
 

TARİHİ YERLER

Arkeolojik bölgelerle ilgilenen misafirlerimiz için, ziyaret edebilecekleri yerler. Amyntas Türbesi , Caunosu, Telmessos, Patara, Xanthos, Letoon, Tlos ve Cadianda.